|
İlk başlarda takdir etmiştim halbuki, güzel işler yapabilmek için taktik icabı AB desteği ABD desteği almak mantıklı gelmişti. Fakat bu işin ABD mandası AB kuklası durumuna dönüşeceğini hiç tahmin etmemiştim. Demek ki gerçekmiş asla kurtulamıyorsunuz boynunuzdaki ipten. Eğer bir yerlere birilerinin desteğini alarak gelmiş iseniz orada kalmanız içinde her zaman o desteğe ihtiyacınız oluyor. Bir parti ve bir cemaat de sanki bu durumda gibi geliyor bana.
Bir düşünün yaptığı her şeye, her işe AB kritelerini destek olarak göstermeye çalışan bir cemaat. AB parlementosu hükümetin aldığı kararlar hakkında ne düşünüyor diye programlar yapan bir cemaat televizyonu. Buradan edineceğimiz izlenimlere göre hükümet yada muhalefet fillerini yargılamamızı istiyor. Halbuki İslamın hizmetçisiyim diyen bir cemaatin vatandaşı Kuran ve Peygamberin sözleriyle ikna edebilmeye çalışması gerekmez mi?
Birileri diyecek ki ama bazıları sadece bu laftan anlıyor. Bende her zaman herkese verdiğim örneği burada da vereceğim. Bakkala gelen müşteri "kiraz var mı?" diye sorar. Bakkal "dün bitti" diye cevap verir. halbuki bakkal daha önce hiç kiraz satmamıştır. İstediği müşterinin kiraz belki vardır diye düşünerek tekrar gelmesini sağlamak ve mümkünse kiraz değilse de ekmek satmak ve kazancını arttırmak. Halbuki yanlış, bereketi ve kazancı yalandan beklemek zorunda değiliz, dürüst ve doğru olarak Allah'tan beklemek yeterlidir. Fakat bilinç seviyesi yerlerde sürünen vatandaşımız gibi, partilerimizin ve kanaat önderi dediğimiz insanlarımızın da bilinç seviyeleri yerlerde sürünüyor.
Artık kendisi bir şeyler üreten ve ürettiği şeylerle şovunu yapan partiler ve Allah'tan başka kimseye ibadet etmeyen ve Allah'tan başka kimseden yardım istemeyen birilerini görmek istiyoruz. İtirazlar yükselecektir hemen, olur mu canım, öyle olsaydı ABD ile İsrail ile aramız bu kadar bozuk olur muydu? Olmazdı elbet ama ben diyorum ki aramız bu kadar iyi de olmamalıydı. Çok gerçekçi söylemiyor olabilirim. Gerçekçi değil birazda hayalperst olmak istiyorum.
Hayal etmek istiyorum özgürlüğü, dürüstlüğü adaleti ve sevgiyi hayal etmek istiyorum. Hem kapı komşumun dürüstlüğünü hem yönetenimin dürüstlüğünü hem hocamın dürüstlüğünü yaşamak hissetmek istiyorum. Bunun hayalini kurmak ve güzle bir vatan toprağında ruhumu teslim etmenin hayalini kurmak istiyorum.
Ankara kriterleri diye her zor kaldığında ortaya atılan bu kriterler nerdedir hiç göremedik. Artık Ankara kriterlerini görmek istiyoruz. Ankara kriterleri özel ordu kurmakla mı gerçekleşiyor acaba. Bu orduyu silahlı birliklerden değilde ikna ekiplerinden kanaat önderlerinden kuramazmıydık. Yada ikisini birlikte çalıştırmayı düşünemezmiydik acaba? Yıllardır ihmal ettiğimiz, cumhuriyetin kuruluşundan bu yana sırtımızı çevirdiğimiz ümmet bilincini çalıştıramazmıydık? Sanırım yapamazdık çünkü İslam'a hizmet ediyor sandığımız birileri de AB ve ABD kriterlerine uymaya çalışmıyor mu?
Â
 |