Genckalem.OrG

Yalnızlığın Eşdüşümü Yazdır E-posta
Yazar Misafir Yazar   
PerÅŸembe, 04 Åžubat 2010 21:58

Ferdi AkbaÅŸ      Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteÄŸini açmalısınız

Bir gecenin kuşatması daha sona erdi az önce.güneş gökyüzünün perdesini aralamaya başladı ve sonra kuş sesleriyle sokakta tek tük duyulmaya başlayan topuk sesleri onlara eşlik ediyor.

Ağacın dallarındaki yeşil artık daha belirgin ve düşlerin yorgunluğu kendisini sabahın taze kuvvetine bırakıyor…

Yalnızlık sarıyor yine uzun süren suskunlukları ve bir anlam verilememiÅŸ  buruÅŸturulmuÅŸ mektuplar müziÄŸin melankolisine kaptırıyor kendisini.

Varlığını  seçememiÅŸ bir yürek ağır aksak adımlarla kendi uzaklığına bakıyor mesafe tanımadan,klakson sesleri,rüzgarın vahÅŸi tadının içinden sıyrılıp geliyor. 

GeçmiÅŸ  uzaktan kuÅŸbakışı bakılan bir haritanın yırtılmış yeri artık.

Bugün ve şimdi…

Duvarların suskunluğunu tanımlama uğraşısı sadece.

Çevremde görebildiğim sahte kalabalığın içinde seçebildiğim sadece ahmak insanlarım anlamsız korkuları,bu korkular büyütüyor oysa içimizdeki derinliğin sonsuz uçurumunu.

KaybedeceÄŸi  Ã§ok az ÅŸeyi olan hatta hiçbir ÅŸeyi olmayan ruhuna sıkışmış boÅŸ bedenler topluluÄŸu içindeyim artık.

Yüzler var fakat içindeki ruh kendisini çoktan terk etmiş.

Alkış sesleri mavinin yalansı tadına takılır artık ve zaman kendisinden başka sulara soyunmaya başlayabilir.

Çırılçıplak aşk giymiş düş bahçelerinin rüzgarda kendinden geçen suskunluğu bu zamanda kendi karşılığını arar durur sanki bir şeylerden kaçar gibi.

Oysa en fazla kaçtığımız varlık kendimiz olmuÅŸsak burada denize fırlatılmış bir taÅŸtan belki de çok fazlası gizlidir.  

Herkesin çizilmiÅŸ  duvarları ve sınırlı oyunları içinde kuralın kuralsızlığını ve saçmalığını tatmaya baÅŸlamak hem ürkütücü hemde soÄŸutucu zemheri etkisi yaratıyor hala canlı kalan bir ruhta.

Kendinden bir parça üflüyorsun gökyüzüne doÄŸru,sonra kendin açılmaya baÅŸlıyor usul usul sarmala dönen bir yün topağından.  

Bizlerin kalkanları var çok sağlam…

Koruma amaçlı  duvarlar ve kendimizden bile esirgediÄŸimiz yaÅŸanmamış zamanlarımız ve benimse sadece acıyarak baktığım ve önemsemeden geçtiÄŸim yalanlarımız.  

Sen çocukken de böyle korkardın aynalardan,bakamazdın bir türlü kendine ve dansına eşlik eden günün tadına bakamazdın bir türlü,denize gitsek kapıp koyveremezdin yüreğini suların özgür ruhuna ve sıkıştırırdı seni toplumsal ve saçma örgütlemeler,yaşamın bir anarşiden ibaret olduğunu ilk sevişmenden hissetmiştin oysa ama anarşi ve kaos tadına baktığın en acı hikayeydi.

Sonra büyümeye başladın…

Aklın uzamaya başladıkça anladın ki hergün üzerine yeni bir kiremit eklediğin surlarının ardında daha güvenlisin.

Rüzgardan,yaÄŸmurdan hatta insanlardan bile saklanıp kendi içinde dinlenceye çekilebiliyorsun buna bir nevi ölü taklidi yapmak diyelim.  

Etrafımıza bak dedim sana…

Bir sürü  insan gülen,somurtan,tepki verme becerisini yitirmiÅŸ ve meyveyi sadece aÄŸzının içinde çiÄŸneyip tadını hissetmeyen bir ton hikaye.

Eminim hangisine sorsak hayatı roman olurdu ama daha trajik yanı onlar zaten bir romanın içinde yaşadıklarından kendi gerçek hayatlarını kuramamış aciz insanlardı.

Güvenemezlerdi baÅŸkalarına bu yüzden kendi yeteneklerine de inançları sınırlıydı  ve oldukça dar kalıpların içinde basmakalıp beylik sözlerin kahramanları olarak gündelik hayatlarını sürdürürken akıp geçen zamanın Türkçede kullanılan bir edattan yada tümleçten çok daha fazla bir ÅŸey olduÄŸunu hissedemezlerdi.  

Bazen uçmanın tadını hissedebilmek için uçurtma olmak gerekir…

Benimde kendime göre beslediÄŸim acılarım yada geçmiÅŸ yüklenimlerim vardı,oldukça uzun ve tabanı yanık bir gezegenden geldiÄŸimi söyleyebilirim ama hayatı en fazla gözümü kararttığım zamanlarda seviyorum biliyormusun.  

Denizin kıyısında oturup söverken yada sulara tükürürken daha fazla seviyorum kendimi mesela…

Yanılgılarımla seviÅŸtiÄŸimde yada uyumadan asabi olarak odanın içinde çemberler çizdiÄŸimde daha iyi anlıyorum kendimi.  

Bu etrafımızda dönen kuşaklar daha anlaşılır oluyor.

Evet yalnızım ve bunu söylerken kuÅŸlar kadar hafif hissediyorum kendimi,zırhımı  kırıp yumurtadan çıkmış bir canlıdan çok daha fazla olarak kendime fısıldıyorum bunu.

Belki benim zaferimde budur kimbilir…;??  

Kağıtları  dağıtıp,oyunun baÅŸlamasını beklerken yapacağım hileleri önceden kestermeye çalışmıyorum ya bu yüzden de doÄŸaçlama seçiyorum kendimi. 

Lunaparkta oyun oynayan çocukların bir sonraki adımı düşünmedikleri oyunlarını özlüyorum bazen,yüksekten düşüp kafamı  kırmayı istediÄŸim zamanlarda oluyor yada topun peÅŸinden koÅŸarken bir arabaya toslamak.

Ansızın gelen seçilmemiş bir giysi gibi…

Çelimsiz ışıkların yanıp sönüşlerinde yaşamış suskunluktan çok daha bencilce ve kanatması en kutsal olan varlık sol yanımda duruyor.

Sana da bir anlam verdiğimi söylersem belki sabahın uyanışına haksızlık etmiş olurum ama anlamaktan çok daha fazlası yaşamakta gizlenmiş bir sırlar yumağıdır.herşeye bir isim yada anlam yüklemeye kalktığımızda sıkıcılaşan ve kördüğüm olan yumaklarız biz sadece.

Bazen zamanı  içimden geldiÄŸi gibi yaÅŸamak isterim ve daima en yoÄŸun anlarımda bile zamanın kadranından sıyrılır elimdeki her uÄŸraşıyı bırakıp serüvenin içine bırakırım kendimi.

EÄŸer hala bir parça sevimli kalabildiysem belki bu içimdeki sonsuz evrenin doÄŸaç  tutkusuna borçluyumdur.  

Kurallar,kaideler,kesin isimle sunulmuÅŸ doÄŸru yada yanlış dediÄŸimiz yahut prensip ismini koyduÄŸumuz saçmalıklar benim hiç ilgimi çekmiyor,beÅŸ  dakia sonra ne olacağını kestiremezken bunca kaidenin arasına sıkışmak aptallıktan baÅŸka bir ÅŸey deÄŸil çünkü.

Geleceği düşünüp tasarlayabilirsin ama geleceği yaşadığın ana ortak edemezsin bu içinde bulunduğun zamana yapacağın en büyük haksızlıktır.

İçinde bulunduğumuz zaman sadece bizim şu anki tutkularımızdan,arzularımızdan ve enerjimizden beslenir çünkü.

Aşk tereddüt eder adımların peşinden gidip gitmemek konusunda.

Tereddüt eden her şeyse ilizyona ve aldatmacaya açıktır,bu yüzden sen duvar örüyorsun kendine ama o ördüğün duvarların hapishanesinde mahsur kaldığınında farkında değilsin.

Ellerini sadece göğe uzatsan belki çok daha kolay hale gelebilecek bir temenni duvarların içinde sıkışıp kalıyor.

Senin duvarlarındasa sular sızıyor…

Duvarlarda tırnak izleri ve çatlaklar oluşmuş…

O duvarlardan sızan sular seni yaşama bağlayan düşlerin oysa.

O kadar sıkılmış ki duvarların arasında sıkışmaktan boÄŸuluyor ve imdatlar içinde kaçacak bir delik bir boÅŸluk arayıp duruyor…  

Evet yalnızım…

Ve bu yüzden senin içinde kanayan aynayı bildiğimden bu durumu katlanır hale getirmeye çabalıyorum.

Ve belki bu yüzden yalnızlık bazen gözüme şirin görünürken bazense anasına sövebilme hakkım oluyor.

Ben,sen o…

Bizler…

Kendi dünyalarımızın günaydınları içinde basitçe işaretlenmiş kader çizgilerimizin kodları içinde yaşarken ne kadar büyük bir hiçliğin içinden geçtiğimizi ancak düşlerde hissedebiliyoruz.

Ve düşlerden her uyandığımızda derin bir sancıyla kalkıyoruz yataktan.

Kan ter içinde mutfağa koşuk bir bardak su içiyorum.

Sonra lavaboda yüzümü yıkayıp aynada kendimi seyrediyorum ve bazen nefret ediyorum düş görmekten çünkü düşler hala yalnız olduğumu ve hala içimde kanayan bir yanım olduğunu suratıma tokat gibi vurdukça ben senden ve senin toplumla uzlaşmış ama kendini lanetlemiş duvarlından kaçıyorum.

Uzaklaşıyorum senden o zamanlar…

Ta ki…

Yeniden bir günün içinde yolumun tozunu yutana dek.   

Okuma: 19

Yorumlar (7)

...
kalemin güçlü olduğu belli oluyor canım...başarılar esra şentürk
ziyaretçi , Şubat 06, 2010
...
BÜYÜLEDİN BENİ YAAA
ziyaretçi , Şubat 06, 2010
...
senin gibi kişiliği sağlam efendi beyefendi birinin arkadaşım olması bana çok gurur veriyor iyi varsın iyiki seni tanımışım.buradaki yazılarda da sağlam karakterinin büyük etkisi vardır diye düşünüyorum.ceylin eda
ziyaretçi , Şubat 06, 2010
...
ABLASININ BİR TANESİ ELİNE SAĞLIK ÇOK BEĞENDİM HEPSİNİ.ÖPTÜM CANIM BENİM.AYSA
ziyaretçi , Şubat 06, 2010
...
GÜZELMİŞsmilies/smiley.gif
ziyaretçi , Şubat 05, 2010
...
hepsini binlerce kez okudum ya harikasın
ziyaretçi , Şubat 05, 2010
...
canım kutluyorum...sema atak
ziyaretçi , Şubat 05, 2010

Yorum yaz

Küçült | Büyüt

busy
 
Buradasınız  : Anasayfa YAZARLAR Sizden Gelenler Yalnızlığın EÅŸdüşümü

İstatistik

Üye : 266
İçerik : 473
Web Bağlantıları : 31
İçerik Görüntüleme Sayısı : 549868

Bağlı Kullanıcılar

Åžu anda 3 ziyaretçi Ã§evrimiçi