Genckalem.OrG

Bir İpte İki Cambaz Yazdır E-posta
Yazar Misafir Yazar   
PerÅŸembe, 04 Åžubat 2010 00:56

Savaş Aşık  Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız  

Türkiye ve İsrail. Bu iki ülke söylendiği zaman 2002 öncesine kadar sıkı müttefikler olarak adlandırılırdı. Ancak bugün Türkiye ve İsrail akla gelince hemen aralarında olabilecek olası savaş akla geliyor. İsrail geçen ay yine yapmış yapacağını ve aklı sıra başkonsolosumuza hakaret ederek Türkiye'ye mesaj yollamaya çalışmıştı. Sebebe gelince;
 
Türkiye'de yayınlanan ve tartışmasız en çok izlenen dizisi Kutlar Vadisi Pusu'da yayınlanan bir sahne. Bu sahne de hani yenilir yutulur cinsten değil. Polat adamı vuruyor ve adamın kanı İsrail bayrağı'ndaki Davud Yıldızı'na sıçrıyor. İsrailli bir çalışanı vurmadan önce çalışan "Savaş suçu işliyorsunuz" demesine karşılık Polat Alemdar "Hep siz mi işleyeceksiniz?" dedi. Sebep buydu. Ancak gelin görün ki bunlara karşılık bir diplomatın aşağılanması yakışır mıydı? Tabii ki yakışmazdı. Tepkilerin de bir yolu yordamı var. Ancak ömründe yol yordam görmekten nasip almayan İsrail bunda mı nasiplenecekti? Nitekim nasiplenmedi de. Tereyağından kıl çekercesine halledebilecek bir sorunu tamamen kangren bir hâle getirdiler. Tabii bunda Liebermann'ın parmağı hat safhada. Faşistten daha ne beklenebilir ki!.. Faşiste altın semer vursan faşist yine aynı faşist.
 
Ama aslında onların tepkisi diziye değildi. Onlar hâlâ "One Minute"nin etkisindeler. Zaten bunu her defasında yansıtıyorlardı. Bıçak yarası çok çabuk geçer ama dil yarası geçmez. Geçmedi de...
 
Onların zihinleri hâlâ Davos'ta kalmıştı. ABD'nin şımarık çocuğu ömründe ilk kez böyle bir tepkiyle karşılaşıyordu. İran'ın tepkilerine alışıktı zaten. Ama Türkiye'den, sıkı müttefiğinden bunu hiç beklemiyordu. O tokadın acısı onları varlıkları boyunca delirtecektir. Aha buraya yazıyorum.
 
İsrail artık Ortadoğu'da yalnız. ABD, İngiltere artık yardım edebilecek güce sahip değiller. Irak'ta bozguna uğrayan ABD artık Ortadoğu'ya el uzatabilecek konumda değil. Bakmayın Yemen'e asker çıkartma ayaklarına. Artık ABD'nin eski gücü yok. Kriz zaten vurmuş ona vuracağı kadar. Artık ikinci bir yükü kaldırabilecek pozisyonda değil. ABD'de 1800'lü yılların Osmanlısını görür gibiyim.
 
İsrail yıllarca diplomasi dışı yollarla istediğini elde etti. Sindirerek, vurarak, kırarak... Ama gün geldi devran döndü. Asan kesen İsrail yavaş yavaş yerini süt dökmüş kediye bırakıyor.
 
Türkiye ise bir yandan dış politikada yaptığı hamlelerle takdir toplarken diğer yandan da ekonomide aldığı puanlarla dünyanın en büyük ülkeleri arasında yavaş yavaş yerini alıyor. Ortadoğu'daki lider pozisyonuyla Türkiye artık dünyaya başka gözle bakıyor.
 
Yıllarca PKK'ya MOSSAD aracılığıyla ciddi paralar veren İsrail, artık o politikasında da sonuca gidemiyor. Her taraftan sıkışan İsrail, kendini bir duvara kilitliyor. Kilitli bir yerde gelişebilecek basıncın etkisi n'olur orası muamma. Ya ölecekler ya da dışarı patlayacaklar...
 
Ülkemiz şu ay "Balyoz" ile meşgul olmuş durumda. TSK'nın içine düştüğü zor durum açıktır. Ses kayıtları, ıslak imzalar hiç kuşkusuz ülkenin geleceğini belirtecektir. Ama ne kadar doğru ne kadar yanlış bunu hep birlikte göreceğiz.
 
Çetin Doğan'ın yaptığı açıklamalarla konuşmaları kabul ettiğini, ancak bunun isminin "Balyoz" olmadığını, sadece seminerde konuşulan olası komplolara karşı yapılan hazırlık konuşmaları fikir alışverişleridir dendi. Ancak gelin görün ki dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök, "bundan haberdar değilim" dedi. Böyle bir konuşmadan Genelkurmay haberdar edilmezse o zaman bunun içinde fitne aranır.
 
Partilerdeki tutumlar ise bu işin boyutunu bizlere bir kez daha gösterdi. Özellikle mevcut Hükümete yapılması planlanan bu komploya ilişkin Çetin Doğan, "Çiçeği Burnunda bir Hükümeti indirmek nasıl olur?" diyerek yanıtlamıştı. Ama 28 Şubat'a bakarsak Refah Partisi'ne yapılanların da böyle bir hazırlık süreci sonucu yapıldığını görürüz.
 
Halk bir kez daha yıpranmaya başladı. Ülkedeki karamsar havanın bir an önce dağılması lâzım. Çünkü halkın karamsar bir havaya bürünmesi halkın motivasyon kaybına sebep olacak, bu da her türlü insanların sosyal yaşantılarına yansıyacaktır. 
 

Ülkenin geçmişi bu tarz gelişmelerle dolu. O yüzden geçmişte panik havasıyla yaptığımız işleri bugün akl-ı selim bir şekilde yapmamız gerekiyor. Gündem sıcak tutulmalı, ancak insanları boğacak biçimde değil hazmettirebilecek bir biçimde... 

Okuma: 114

Yorumlar (0)

Yorum yaz

Küçült | Büyüt

busy
 
Buradasınız  : Anasayfa YAZARLAR Sizden Gelenler Bir İpte İki Cambaz

İstatistik

Üye : 266
İçerik : 473
Web Bağlantıları : 31
İçerik Görüntüleme Sayısı : 549867

Bağlı Kullanıcılar

Åžu anda 3 ziyaretçi Ã§evrimiçi