Genckalem.OrG

Hayata Do Majör Basmak Yazdır E-posta
Yazar Misafir Yazar   
Çarşamba, 03 Şubat 2010 11:28

Ferdi AkbaÅŸ    Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteÄŸini açmalısınız

Bir şarkı yazmaksa maksat,birkaç kelimeyi bir araya getirip müzikle harmolik hale dönüştürmek yeterlidir.

Bir şarkıya ruh vermekse eğer yapılan işin karşılığı o zaman kulağına doğru sağanak olarak yağan melodinin derinlerine inmesine hatta iliklerine kadar işlemesine izin vermek gerekir.

Melodi iliklerine işlerken gözlerini usulca kapatır insan ve çevresindeki doğayla ve başka varlıklarla bütünleşme sürecine girerken bir eser oluşturmanın kaotik pozisyonuna sımsıkı tutunuruz.

SaÄŸlam birikimlerin esere aktarılması sadece hayal gücünün dışında hayal gücünü besleneyen görünen dünyanın objelerini iyi kullanabilme yetisi ortaya çıkacak eseri daha da keskinleÅŸtirir.  

Gözün gördüğü,kulağın işittiği,dilin tattığı yada yaşamın çılgınca çoğalarak iliklerimizin içine kadar işleyen aşık atışları bir şarkıdan bazen çok daha fazladır bazense çok daha azıdır.

Aradaki temel farkı  uyum dediÄŸimiz söz ve müzik estetiÄŸi oluÅŸturur.  

Mesela giderim bir çay bahçesine;

Orası mutlaka bir sahildir,herhangi bir sahil hepsi bu…

İsmi yada cismi önemli değildir,deniz,martılar birkaç gemi,yosunlar vardır.ara sıra dalga sesleri kulaklarımda uğuldar sonra ve birazdan bütün o sesler tek sese dönüşmeye başlar,bütün görüklerimse bir tek resimden ibaret olur.

Sanki etraftaki bütün algısal duyumlarım tek bir noktada ve tek bir hedefte toplanmışcasına tutkuyla damarlarımda çoğalarak atar.

Yürürüm rüzgarın hızlandırıp,burnumda bıraktığı yorun kokularının tadına banarak kendimi.ben artık sadece bir insan olarak orada bulunmuyorumdur muhakkak.

Artık bir insandan çok daha fazlayımdır,o yere ,o doÄŸaya ait ve onunla uyum içinde algı alışveriÅŸi yapan bir varlığa dönüşüp kendi varlığımın  Ã§ok ötesinde tinsel bir duyguyla kuÅŸatılmışımdır.

Bir resme ait olmak yada bir tabiat parçasına…

Yalnızlık genişler…

Genişler…

Genişler…

Bir süre sonra o kadar geniÅŸlemiÅŸtir ki o içinde rahatça gezip oynayabileceÄŸim bir bahçeye dönüşmüştür,kaygı ve korkularım suların yüzeyinden yavaşça denizin dip kısımlarına doÄŸru çekilmeye baÅŸlar.  

Katledilen tabiat,yokolan aÄŸaçlar,kirletilen denizler, ormanlar,talan edilen ekolojik çevre hepsi ama hepsi sadece bir çift gözün büyülü  penceresi ile yeniden hayat bulur.  

Alır hepsini cebime koyarım,ceviz kabukları vardır bastığım yerde çıtır  Ã§Ä±tır eden,çam kozalarını görürüm sonra ve hissederim o çocukluktan kalma çam aÄŸacının insanın içini ferahlatan tadını.

Kalabalıktan bir huzur çalmışımdır artık.

Cebime doldururum onda aldığım güzelliÄŸi,zor ve çetrefil zamanlarımda bana direnme ve hala yeni bir ÅŸeyler yapabilme gücü versin diye avuçlarımı kaldırır tanrıya sunarım. 

Bir tür tapınaktan çıkmış yada yeni doğmuş üryan bir insan evladı neşesiyle bilinçsizce şarkılarıma doğru koşarım.

Yetiş gitar yeni melodilere,kovala otobüsü henüz kalkmak üzereyken ve sen kelimeler algılarımla bütünleş ve melodramımın içinde harmanla kendini,kaliteli yakılmış bir tütün edasıyla.

Çay ve sigarayla yanıbaşımda gözüm camdan çok ama çok uzaklara uzamaktayken…  

Deniz kabukları  toplayıpta eve getirip salyangozların içindeki dalga seslerini aramaya benziyor benimkisi,bir zamanlar oynadığım bu minik oyunlarımı ÅŸimdi daha da geliÅŸtirerek oynuyorum sadece hepsi bu ama oyunun temel mantalitesi aynı.

Zaten hayatta insanlar değişmez hiçbir zaman…

Oyunlar ve çevremizdeki ekolojik dünyalarımız deÄŸiÅŸir.  

Her şey yokolur varolur ama içimizde varolan o en derin yanımız daima canlı ve daima aynı kalmaktadır.tıpkı benim hayata çılgınca bir tutkuyla saldırmam gibi…

Beklide saldırgan yanımın yaşam alanı bulduğu tek yer burası yani yaşama deli gibi katılma isteği.

Åžarkılar ise bu isteÄŸin haykırarak güçlü bir irade ile ortaya dökülme hali. 

Martıdır o işte…

Gökte havalanır…

Uçar…

Uçar…

Uçar…

DiÄŸer tüm martı  kolonisi sadece karnını doyurup balık yakalama telaşı ile yakın mecralarda suya dalıp çıkarlarken içlerinde bir tanesi vardır ki o sadece uçma aÅŸkıyla yanıp tutuÅŸmaktadır.

Bir martının kaderinin sadece sahil kenarlarında uçarak balık yakalamak olmaması gerektiğini düşünmektedir ve bu yüzden sürekli daha yükseğe ve sürekli daha iyi uçma arzusu ile çalışmalarına devam etmektedir.

Bir süre sonra martı  kolonisinin önde gelenleri bu sıra dışı martının durumundan ve düşüncelerinden rahatsızlık duyarlar ve onu sürüden dışlarlar ama bu bizim deli martıyı daha da kamçılar ve çok uzaklara yepyeni uçuÅŸ teknikleri öğrenmenin hazzıyla uçar ve kendisi gibi deÄŸiÅŸimden ve geliÅŸimden yana olan martıları bulur.

Yeni yeni öğretiler ve herkesin bilgilerini paylaştığı ortaklıklar ve daha yükseğe daha ileriye ulaşır.

Artık bir martı  kartal kadar güçlü hızlı ve yükseÄŸe uçmayı baÅŸarmaktadır neredeyse…  

Bu hikaye sadece martı  jonathan gibi yaÅŸayan ve hayat felsefesini bu temele göre düzenleyen insanların bilip anlattığı kendi içimizdeki jonathanı  yakalama hevesidir.

Ben o kitabı okuyalı  Ã§ok uzun zaman oldu ama daha iyisini yapabilme isteÄŸi hiç yokolmadığı  için araÅŸtırmacı,soru soran yaramaz hatta serseri yanım sürekli soluk alır sol yanımda sevimli bir halde.   

Kendimi baÄŸrıma basmayı  Ã§ok seviyorum,zamanımı boÅŸa da harcasam yada hiçbir yere ulaÅŸmayacak ÅŸeylerde yapsam aslında bazen gezegenin çok ötesine gidebileceÄŸimi hissedebiliyorum çünkü ve aslında hala düş kurabiliyorum sadece bu yüzden.  

Düş kurabilen insanlar çok şanslıdırlar…

Çünkü onların geceden sabaha ulaÅŸtıklarında gerçekleÅŸtirmek için çabalayacakları bir amaçları vardır.sahiller deniz,martılar,yosunlar yada papatya sarıları sadece bu amacı daha keskin zevkli ve eÄŸlenceli bir oyun haline dönüştürüp romantizmin mistik kokusuyla insanın başını döndürebilecektir.    

Bu dünyayı yada yaÅŸamayı neden severiz ki??  

Yada bazen en dramatik şarkılardan bile neden derin bir haz alırız???

İnsanın damarlarındaki hüznü tetikleyen o muhteşem çığlıklar aslında peşinden gidilen bir serüvenin içeriğini taşır,sonunda kazanmak yada kaybetmek vardır ve genelde iyi yürekli kahramanlardır şarkıların seslendirenleri…

Yaşamayı neden severiz?

İşte tam bu yüzden…

Kazanmak yada kaybetmek değildir mesele çünkü,peşinden gidebildiğimiz yada gidemediğimiz bir serüvenimiz bir yolumuz olduğu için severiz.

Her şeyi bir kenara bırakır ve kendi benliğimizin değil yolumuzun sahilimizin hatta şarkılarımızın bir parçası oluruz.

O şarkı ister hüzünlü olsun ister neşeli…

O an için bizim yüreğimizin sesidir ve o an harikadır…

Elle tutulabilir hatta yada parmağımızı banıp tadına bakabiliriz.

Bakmasını bilen bir göz için bakılan objeler bu yüzden sadece maddesel yada tinsel varlıklardan ibaret değillerdir.

Onların gözlerinde çok daha özel ve derin anlamları vardır bu yüzden yaÅŸamı  sevmemizi saÄŸlayan nedenle körüklenerek artarak insan doÄŸasının tam merkezinde güzel tatlar oluÅŸtururlar.

Sokakta yürüyen adamların yağmurdan kaçışmaları yada bu sene doğmak için binbir naz yapan güneşin kaçamak gülümsemeleri hepsi ama hepsi bir avucun içinde erirler.

Belki bu yüzden sokak çocukları birkaç selpak fazla satacaklardır yada dilenen yaÅŸlı bir kadın biraz az dilenebilecektir yaÄŸmurun saflığıyla uÄŸraşırken.     

Ve böyle böyle tabiat içimize iÅŸleyerek insanın aslında bu doÄŸanın bir parçası  olduÄŸunu duyumsamamızı saÄŸlayacak.  

Bakmak değil görmek önemlidir demişti bir zamanlar birileri…

Görmeyi ve tabiatın gözüyle hayatın içine bakmayı becerebildiğimiz sürece insanlık olgumuz çoğalacaktır.

Belki bir şarkının içten sesinde…

Cebimize giren son huzur meteliÄŸini bozdurup çoÄŸaltana kadar saflığı simgeleyen duruÅŸlarımızla kendi tabirimizi yapabiliriz.  

Bir ÅŸarkıydı  o sadece do majörle baÅŸlayan ve içimdeki mistik pencereyi açıp yaÄŸmur damlalarını odama taşıyan.

Sahildeki çay kokulu yürüyüşlerim ise dilimde tatlı bir ıslık olarak belirdi ve bir şarkı daha belki daha iyisi olmamıştır ama hoş bir senfoniyle benim imzamı sonsuzluğa bir kez daha kazımıştır.

Varlığıma sunduÄŸum şükranım gibi hayatımı yönetmeme vesile olan becerilerim benim en sadık klavuzlarım olarak benimle yürümeye devam ediyorlar… 

Ellerim mi?

Do majör akorunun üstünde perde tonlarıyla gökkuşağı oluyor…

Huzur…

GeniÅŸleyip sarıyorsun benliÄŸimi…. 

Okuma: 40

Yorumlar (17)

...
ÇOK TATLI VE İNSANA HUZUR VEREN BİR KALEMİN VAR KUTLUYORUM SENİ CANIMCIM.BEGÜM ARSLANOĞLU
ziyaretçi , Şubat 05, 2010
...
bol bol yaz ben hep okurum..pelinsu erdem
ziyaretçi , Şubat 04, 2010
...
bence son ayların en mükemmel en güzel ve içeriği bu kimsecikler kusura bakmasın smilies/smiley.gif) ben bunu alır giderim...saklamalıyım en güzel bir köşeye böylesi zor bulunur... sevgiyle kal arkadaşım gittiğin yolda bizi de duadan unutma (face te paylaşacağım umarım sakıncası yoktur).lale yalçın
ziyaretçi , Şubat 04, 2010
...
nasıl güzel bir yazı birtanem... türk sanat müziği tadında hünerim olsa besteliyeceğimsmilies/smiley.gif) artık besteyi de sana bırakıyorum..hülya
ziyaretçi , Şubat 04, 2010
...
mükemmel bir şiir... yüreğine sağlık birtanem... sevgiyle muhabbetle.esra
ziyaretçi , Şubat 04, 2010
...
super emegine saglik.sevim karasu
ziyaretçi , Şubat 04, 2010
...
o güzeller güzeli yüreğin her daim mutlu yaşasın .... değerli kalemin her daim yazsın... AYBÜKE,
ziyaretçi , Şubat 03, 2010
...
benim sana hiç durma yaz yaz diye bağırmak geliyor içimden...seni yürekten kutluyorum tebrikler saygılar canım:.)öpüldün.berrak..
ziyaretçi , Şubat 03, 2010
...
ben bunu nasıl okumamışım .... serçe yaşıyormu acaba smilies/sad.gif((.ahu arslanoğlu
ziyaretçi , Şubat 03, 2010
...
her konuda duyarlılığınızı takdir ediyorum ve bizlerle paylaştığın için çok teşekkür ederim... her yazınız özenle ve emek verilerk hazırlanmış bu yüce yüreğe çok teşekkürler... yazdığına ilave etmek istemedim sen herşeyi en ince detayına kadar yazıyorsun varolasın... ALLAH'A EMANET OL.nuray
ziyaretçi , Şubat 03, 2010
...
Canım sana çok kolay gelsin.
Ne zamandır ziyaretine gelemedim.
Sevgiler canım.aydan
ziyaretçi , Şubat 03, 2010
...
çok güzel ve anlamlı benim için
ziyaretçi , Şubat 03, 2010
...
mükemmelsin canım
ziyaretçi , Şubat 03, 2010
...
gerçekten süper olmuş canım
ziyaretçi , Şubat 03, 2010
...
çok güzel arkadaşım eline yüreğine sağlık
ziyaretçi , Şubat 03, 2010
...
süper yaaa
ziyaretçi , Şubat 03, 2010
...
harika olmussss
ziyaretçi , Şubat 03, 2010

Yorum yaz

Küçült | Büyüt

busy
 
Buradasınız  : Anasayfa YAZARLAR Sizden Gelenler Hayata Do Majör Basmak

İstatistik

Üye : 266
İçerik : 473
Web Bağlantıları : 31
İçerik Görüntüleme Sayısı : 549872

Bağlı Kullanıcılar

Åžu anda 3 ziyaretçi Ã§evrimiçi