Genckalem.OrG

Cumhurun Geleceği ve Yeni Cumhurbaşkanı Yazdır E-posta
Yazar Mustafa Kont   
Cuma, 31 AÄŸustos 2007 09:29

Devrimler toplum hayatındaki örüngeyi deÄŸiÅŸtiren ve yeni bir düzene geçmeyi saÄŸlayan araçlardır. Türkiye Cumhuriyetinin temelleride bir devrimle atılmıştır. Toplu halde tüm gücü eline geçiren kadrolar hayatın ve toplum yapısının her alanına müdahale etme gücüne eriÅŸmiÅŸlerdir. Bu güçle istedikleri gibi boÅŸ sahada top koÅŸturmuÅŸlar ve rakibin  korumadığı kaleye bol bol gol atmışlardır. Böylece topluma yeni bir yörüngeye oturtulmuÅŸtur. Bu manada devrimler toplumları yeni bir yörüngeye oturtmak için ÅŸarttır denilebilir. Aslında ÅŸart olan ÅŸey tüm gücü devrimcinin elinde toplamasıdır. Yoksa osmanlı zamanındaki Namık Kemaller, Mithat PaÅŸalar ve Prens Sabahattinlerde bir devrim peÅŸinde idiler. Fakat gücün tamamını elinde alamadıkları için devrimler baÅŸarılı olamamışlardır yada bir nebze baÅŸarılı olmuÅŸlar ve toplumun her alanına sirayet edememiÅŸlerdir. Basitçe görünüyor ki, devrimdeki baÅŸarı güce, gücün tamamıyla bir elde toplanmasına baÄŸlıdır.


Devrimler için ÅŸartlar arasında, halk tarafından kabul edilmek diye birÅŸey yoktur. Devrimler genelde halka raÄŸmen halk için matığıyla çalışan süreçlerdir. Daha sonra bu hareketler “halk” hareketi oluverirler. Çünkü silahı ve dolayısıyla gücü elinde bulundurmayan halk güçlüye ya sığınır yada ondan taraf görünür ki, gece rahat uyusun, gündüz rahat dolaÅŸsın. Fakat asla bu devrimler halk hareketi deÄŸillerdir. Türkiye tarihinde henüz halk hareketi olan bir devrim görülmemiÅŸtir. Yada bir kısımların iddia ettiÄŸi halde biz göremedik.
Bugünlerde Türkiye’de bir deÄŸiÅŸimden söz ediliyor. Ak Parti’nin seçtiÄŸi cumhurbaÅŸkanı artık devletin zirvesine yerleÅŸmiÅŸ durumda. Beklentiler yüksek. Büyük bir deÄŸiÅŸim sürecine girildiÄŸi, eski CHP mantığından Türkiye’nin kurtulduÄŸu, daha geliÅŸmeye açık, daha manevi deÄŸerlerine saygılı bir toplum olma yolunda büyük adımlar atıldığı düÅŸüncesi hakim toplumda. Aksi söz konusu aslında. Toplum desteÄŸi yüzde 50’ler oranında olan Ak Parti’nin asıl desteÄŸi zor zamanlarda görülecektir. Çünkü devrimler ve yörünge deÄŸiÅŸimleri ancak silah gücü ile oluÅŸan süreçlerdir. Henüz Türkiye’de silahın konuÅŸma zamanı gelmemiÅŸtir. Ne zaman ki, insanlar can güvenliklerinden kuÅŸku duyar hale gelir, iÅŸte o zaman halk güçlüyü görmeye çalışır,  güçlülerin aralarında kapışmasını izler ve en güçlüyü görmeye çalışır. En güçlü ortaya çıktığında ise can güvenliÄŸini saÄŸlamak için onun yanında yer alır. Bu sebeple asla kimse Ak Parti’nin toplumu deÄŸiÅŸtirmek için %50 gibi bir güce sahip olduÄŸunu iddia edemez, belki var olan zemin üzerinde iyileÅŸtirme yapmak için Ak Parti %50 gibi bir halk desteÄŸine sahiptir. Fakat zemini deÄŸiÅŸtirmek, yörüngeyi farklılaÅŸtırmak için %50 desteÄŸe sahip deÄŸildir.

Abdullah Gül’ün cumhurbaÅŸkanı olması, toplumun sadece var olan zeminden ve sistemden rahatsız olduÄŸu anlamına gelir. Bu düzenin toplumun genelini memnun etmediÄŸini gösteren bir durum var ortada. Ama güç hala var olan sistemin savunucularının elindedir. Bu sebeple kimse büyük bir deÄŸiÅŸim beklemesin.
Peki halk istediÄŸi yörünge deÄŸiÅŸikliÄŸini yapmak için önderlerine gücü nasıl verecektir? Büyük bir olgunlaÅŸma süreci gerekir bunun için. Bu sürecin içeriÄŸini, siyasilerin küçük ve planlı adımları ile  kanaat önderlerinin çalışmaları oluÅŸturur. Toplumun olgunlaÅŸması gerekir. Toplum var olan zeminde ayağının kaydığının ve bir gün kafa üstü düÅŸeceÄŸinin farkındadır. Ama önündeki alternatifler arasında en doÄŸru olanı henüz seçebilmiÅŸ deÄŸildir. Topluma yeni alternatifin kabul ettirilmesi ve tüm bilinciyle toplumun  yeni alternatife inanması için uzun zaman ve büyük çabalar gerekir. Acele sadece katedilmiÅŸ mesafelerin boÅŸuna harcanması olur ki, buda büyük bir zaman ve insan gücü israfıdır. Bu sebeple, sonuçları siyasilerden beklemek anlamsızdır. Sonucu toplam olarak, siyasi, ilmi ve ahlaki çalışmalardan beklemek gerekir.
Ak Parti hükümeti ve Abdullah Gül’ün cumhurbaÅŸkanlığı döneminden çok büyük beklentiler içerisine girerse Türkiye toplumu çok büyük bir yanılgıya düÅŸmüÅŸ olur ve belkide 30 yıllık emeÄŸi, sabrı, çalışmayı boÅŸuna heba eder. Sabırlı olmak ve uzun sürede kaybedilen “hak-batıl” savaşını, uzun sürede kazanmayı planlamalıdır.
Üzüntüye ve sıkıntıya katlanmaya devam etmeli, geçmiÅŸteki uzun süreli rahatlığın acısını bir süre daha çekmeliyiz ki, rahatlık geri gelsin.
 

Okuma: 1364

Yorumlar (0)

Yorum yaz

Küçült | Büyüt

busy
 
Buradasınız  : Anasayfa YAZARLAR Mustafa Kont Cumhurun GeleceÄŸi ve Yeni CumhurbaÅŸkanı

İstatistik

Üye : 263
İçerik : 472
Web Bağlantıları : 31
İçerik Görüntüleme Sayısı : 548375

Bağlı Kullanıcılar

Åžu anda 4 ziyaretçi Ã§evrimiçi