Genckalem.OrG

Felatun Bey ile Rakım Efendi Yazdır E-posta
Yazar Mustafa Kont   
Çarşamba, 16 Ocak 2008 02:44
Bir hevesle baÅŸlayan özenti uzun yıllar bırakmadı peÅŸimizi, halada bırakmış deÄŸil. Osmanlının gücü  arttıkça, dünyaya hükmetme yolunda mesafe kat ettikçe, insanımızda o nispette yozlaÅŸmaya baÅŸladı. Çok basit olarak futbol maçında büyük farkla öne geçen bir takımın rehavete kapılması gibi tarif edebiliriz durumu. Eskiye baktığımızda her millet için her büyük devlet için durum aynı gibi duruyor. Mesela bir Roma bir Bizans, Rusya Abbasiler, Selçuklular, Fransızlar gibi. Önce bir yükseliÅŸ dönemi ardından gelen bir israf ve zulüm dönemi ve yıkılış. Neyse konumuz bu deÄŸil.
Yıkılmaya yüz tutmuş Osmanlı devleti, kendisiyle beraber toplumu da yıkmak üzeredir. Osmanlıda bir batı hayranlığıdır almış başını gidiyor. Fransız ağzıyla konuşmak, İngiliz tarzı giyinmek Osmanlı insanı için gelişmenin, medenileşmenin ifadesi olmaya başlamıştır.
Bey oÄŸluna Mister ve Misters Ziklas ile iki kızı Margrit ve Can yerleÅŸmiÅŸlerdir. Osmanlıca yaÅŸamak heyecanı ile onlarda tutuÅŸmaktadırlar. Nasıl bizdekiler Fransıza, İngilize özeniyor ise onlar da bir İngiliz ailesi Osmanlıya özenmiÅŸler. 
Baba yok anne yeni vefat etmiş Rakım ise kendi el emeğiyle kendini yetiştirmektedir. Çalışmanın ibadetliğine tam anlamıyla inanmış sabah akşam çalışmaktadır. Ev halkı Arap bir dadı ve birtek kendisidir. 3 oda bir salon kargir bir evde oturur Rakım, evin arkasında ufak bir bahçesi de vardır.
Yozefino hanım, fakat aşifte, Rakım’la arkadaştır.
Rakım’ın çalışkanlığı dillere destan.  Mister Ziklas, kızları Can ve Margrit Türkçe öğrensin  diye hoca olarak Rakım efendiyi  tutar. Rakım’ın İngilizlerin evine girmesi ile Rakım artık edep ve ahlkaıylada dillere destan çalışkan bekar bir gençtir. Divandan güzel beyitlerle kızlara güzel bir Türkçe (Osmanlıca) öğretmektedir Rakım.
Yozefino biraz yaÅŸlı ama gençlik heyecanını kaybetmemiÅŸ, hafif oynak meÅŸrepli bir hanım ki,  Rakım’a kendini beÄŸendirmek hoÅŸuna gider ve Rakım’ı hem bir kardeÅŸ hem bir oynaÅŸ olarak çok ister.
Bir gün Rakım kendine bir esirciden Canan’ını alır. Canan Çerkez kızı alımlı, güzel, akıllı. Türkçeyi Rakım’dan ve dadısından, Piyano çalmayı ve Fransızcayı da, Yozefino’dan öğrenir. Piyanoyu Rakım Yozefino’dan ucuza kapatmıştır.
Esir fakat, esaret altında değil, el üstünde taşınır Canan. Rakım’ın esiri ama Rakım’dan çok altını, elması var.
Can ve Margrit ile dersler devam ede dursun, Felatun zenginliÄŸin etkisiyle nereye ne harcayacağını karıştırmaktadır.  Felatun daha çok Fransızca konuÅŸur. İngilizler gibi giyinir. Para bol ya, metresiyle kumar masalarında yatıya kalırlar.
Yozefino Rakım’a asılır ama Rakım, can dostunu hiç düşünmeden reddeder.  Can ve Margrit ile uzun zaman yalnız kaldığı halde, erkekliÄŸinin istekleri asla meydana çıkmaz. Canan ise sadece bir kardeÅŸtir, asla aynı odayı paylaÅŸtıkları olmaz.
Fakat Can öyle deÄŸil, Rakım’a aşıktır. Hasta olur yataÄŸa düşer. Tek çaresi vardır, Rakım onu sevecek. Fakat artık hikaye bitmeye yüz tuttuÄŸu için Rakım Canan’ından baÅŸka bir ÅŸey istemez. Artık, akıllı, güzel, alımlı canan onun için maharetli ve bilgilidir. Eski cahillik gitmiÅŸ bir Osmanlı hanımefendisi gelmiÅŸtir. 
Misters ve Mister Ziklas  Rakım’a, Can’ı kurtarmak için bol para ve makam teklif ederler ama Rakım reddeder ve aÅŸkı sevgiyi seçer. 
Felatun ise batılı gibi yaşarken, batmıştır. Beş kuruş yok artı kumar borçlarıyla İskenderiye taraflarına doğru yola çıkar. Artık akıllanmıştır, dürüst çalışıp, parasını kazanıp borçlarını ödeyecektir.
Kağıthane taraflarından ve sabah vakti deniz sefasından söz edilir, Rakım,Yozefino, Canan ve dadı hep beraber gezerler. Rakım sabah erken kalkar ki, doğa ile hayat ile beraber hayata başlasın, fakat Yozefino ve Felatun öyle mi? Gündüz biter onlar başlarlar.
Ahmet Mithat Efendi’nin Felatun Bey ve Rakım Efendi romanı bu ÅŸekilde. Osmanlı yıkılırken yıkılan insanlığın temsilcisi Felatun Bey ile direnen insanlığın temsilcisi Rakım Efendi arasında güzel, aÅŸkla sevgiyle bezenmiÅŸ bir roman yazmış A. Mithat Efendi. 
A.Mithat Efendi çok ileri görüşlü olduğu için mi bilinmez, bugünleri, o günlerden resmetmiş. Yoksa, o çok ileri görüşlü değil, fakat biz toplum olarak çok mu geriyiz? Yada geride kalanlardan ders almayı mı bilmiyoruz?
Kitap çok güzel bir sevgi atmosferi sunuyor okuyucusuna, tatlı tatlı gülümsemek ve içinizde güzel insanlar ne kadar güzel oluyor(?) için bu güzel kitabı okumanız gerekiyor. Fakat kaçırılmaması gereken bir nokta, sanırım o zamanda içki haramdır içilmesin demek irtica sebebi sayılıyordu ki, A. Mithat Efendi iki yerde Rakım’a içirmeyi ihmal etmiyor. Belki de günümüz sinemasının seviÅŸme sahnesinden vazgeçememesi  gibi bir ÅŸeyde olabilir.
Bu arada en sonunda Canan ile Rakım evlenir, Can ise hastalığını Allah’ın lütfu ile yener ve hepsi mutlu olurlar.
Okuma: 48

Yorumlar (2)

İntibah
Namık Kemal'in bu romanı da harika idi. Aşkın insanı nasıl yaktığını harika anlatıyor. Aptal Vampir aşklarından ziyade gerçek hayat kadınlarına aşkları okumak belki daha güzel duygulara gebe olabilir. Sonuçta vampirler yok ve onlara aşık olamazsınız, ama hayat kadınları var ve onlara aşık olabilirsiniz.
ziyaretçi , Ocak 17, 2010
Sergüzeşt
Bu romanda çok güzel. Herkese tavsiye ederim. bu arada Abdülhamidin Kurtlarla dansı 2 çıkmış bunuda tavsiye ederim.
Mustafa Kont , Ocak 03, 2010

Yorum yaz

Küçült | Büyüt

busy
 
Buradasınız  : Anasayfa YAZARLAR Mustafa Kont Felatun Bey ile Rakım Efendi

İstatistik

Üye : 264
İçerik : 472
Web Bağlantıları : 31
İçerik Görüntüleme Sayısı : 548394

Bağlı Kullanıcılar

Åžu anda 7 ziyaretçi Ã§evrimiçi