Genckalem.OrG

Ayrılık Problemini Nasıl Çözeriz? Yazdır E-posta
Yazar Mustafa Kont   
Salı, 20 Kasım 2007 15:58

Geleceğe dair hayal kurmak kimi zaman zor olabiliyor. İçinde bulunduğumuz şartlar bizleri zorla karamsarlığa itebiliyor.  Bu karamsarlık ve  gelecekten ümitsiz olma durumu insanları büyük bir boşluğa itip, kayboluşa sürükleyebiliyor.  Türkiye’nin özel konumu, tarihi misyonu sebebiyle Türk insanının omuzlarındaki yük fazlasıyla ağırlaşmış durumda bu günlerde. Tarihin çizgisinin kırılma anına geldiğimiz bugünlerde, büyük kayıplar, büyük yıkımlar bekleyen dünyaya bir cevap verilmesi gerekiyor.

Uzak coğrafyalardan gelip, yurt edindiğimiz bu topraklarda birlikte iç içe yaşadığımız Kürtlerle aramıza sokulmaya çalışan nifak filizlenmiş durumda. Bu ayrılık tohumunun büyümesini engellemek, bu coğrafya  bir kez daha kurtuluş umudu olmak için yapılması gerekenler var. Öncelikle bazı tespitlerde bulunmak sorunu çözme noktasında bize yol gösterecektir.

Fransız İhtilaliy’le filizlendiğini öğrendiğimiz milliyetçilik akımı bu coğrafyanın toprağında yeşermemesi gereken büyük bir ayrılık tohumudur. Farklı ırkların birbirleriyle bolca kaynaşmış olduğu Orta Doğu coğrafyasında ırk üzerine dayalı bir kamplaşmanın sonucu, hacimce küçük bir çok devletin ortaya çıkmasıdır. Sayısı çoğalan devletlerin hepsi, bir diğerinin kendisini eleg eçirme hayali kurduğunu düşünerek savunma yatırımlarını arttıracaktır. Dolayısıyla sanata, medeniyete, insan huzuruna yapılacak yatırımlarda büyük bir azalma olacaktır. Buda dolaylı olarak coğrafya insanlarının mutluluğunu engelleyecektir.
Her zaman aydın addedilen insanların üzerine basa basa ifade ettiği, ortak paydada buluşmak gerekmektedir. Aydınlarımızın bu doğru tespitinden sonra yaşadıkları büyük handikap ise şudur. Bu coğrafyanın ortak paydası vatan değildir, bu coğrafyada ortak payda İslam’dır. Vatan ancak üzerinde yaşarken mutluluk var ise vatandır. Aksi takdirde içinde bolca eziyet çekilen hapishane olmaması için hiçbir neden yoktur. Bir yandan Türklük vurgusu yapıp, Kürtler ifadesini kullanmak bu vatana yapılmış en büyük hainliktir. Hem birlik vurgusu yapacaksın hem de en temel farklılığı bas bas bağıracaksın. Buna düpedüz aptallık denir. O sebeple aydınlarımızın artık büyük bir gerçeği görmeleri ve İslam’ın birleştiriciliği ve kardeşlik anlayışına vurgu yapmaları gerekir. Aksi takdir de, Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşayamaz, belki ömür 20 belki de 50 yıldır. Fakat toplumun temel birleştirici etkeni İslam’ın ve kardeşlik anlayışının hakkıyla anlaşılmış olduğu zaman bu devlet ilelebet yaşamayı hak edecektir.

“Benim de bazı saplantılarım oldu. Tanrı saplantısından tutalım, başka saplantılara kadar, bir çok saplantı... Bak doğru, bazı arkadaşlar tutkulardan, saplantılardan bahsediyorlar. Benimkini anlatsam dehşete kapılırsınız... Tanrıyı aşabilir miyim, aşamaz mıyım? Benim bir özelliğim de süreçleri zayıf yaşamam. Bu tanrıdan kopuş, aslında nedir? Tanrıdan, ideolojiden kopulmalıdır. Ben Allah’ımla yıllarca uğraşmış adamım. Allah’ımla delicesine pençeleştim.”

Kaynak: “Parti Önderliğinin Kasım-1991 Çözümlemeleri” isimli PKK yayını.

Çünkü; PKK’nın bir imansızlık projesidir. Kurucuları, liderleri ve çoğunluk üyeleri komunist örgütlenmelerin parçasıdırlar. Örgütün lider kadrosu, köklerini araştırıken genelde ateşperestliğe atıfta bulunmaktadırlar. Örgütün tutuklu lideri Abdullah Öcalan’ın aşağıdaki sözleri bunu ispat etmektedir.


Yukarıdaki ifadelerden PKK’nın ve uzantısı olduğunu bildiğimiz DTP’nin Kürt halkının asıl temsilcisi olmadığı muhakkatır. Çünkü Kürt halkının büyük çoğunluğu kendini mümin olarak tanımlamakta ve İslam’ın temel prensiplerine aykırı oluşumlara destek vermemekte ısrar etmektedir. Son seçimlerde AK Parti’ye doğudan verilen büyük desteğin en büyük sebebi de, AK Partinin İslami hassasiyetleri ve bölge halkına verdiği ekonomik, sosyal ve siyasal umutlardır.

Ayrıca PKK ve yan örgütlerinin son zamanlarda insanların İslami hassasiyetlerini de okşayan faaliyetler içerisine girdiğini görmekteyiz. İttihatçıların İslamı gerektiğinde halkı kontrol etmek için bir araç gibi kullanabiliriz yaklaşımıyla örtüşen bir faaliyet içerisinde PKK. Aşağıdaki paragraflarda PKK’nın İslamı nasıl kendi propagandası için kullandığını görebiliriz.

“PKK sadece bölgede dini faaliyet yürütmekle yetinmiyor. Aynı zamanda Avrupa’da da Islam dinine sarılıyor. PKK’nın Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde dini faaliyetlerini yürütebilmeleri için 5 camiye sahip olduğu belirtiliyor.”

“PKK’da din unsuru var mı?” sorusuna Apo aynen şu cevabı veriyor: “Yurt dışına çıkışımızın anlamını ben zaman zaman Peygamber’in Mekke’deki sıkışmış durumuna benzetirim.”

Öcalan, “Dinin kullanılması” tezini, “Dinin devrime karşı tehlikeli bir biçimde kullanılmasını engellemek ve Islamiyet’i devrim hizmetinde iyi bir işleve kavuşturmak ve tüm işbirlikçilerine karşı ustaca çıkarmak gerekir. Bu yaklaşım halk savaşımızın daha da hız kazanmasına, dolayısıyla başarıya gitmesine yolaçabilecektir (sf. 55)” şeklinde ifade ediyor.

Askeri kaynaklar tarafından hazırlanan ve Gündem’e ulaşan “PKK Hedef Kitleleri ve Propaganda Temaları” başlıklı bir çalışmada da PKK’nın dini propaganda faaliyetlerinin Kürdistan Islam Partisi (PIK), Kürdistan Imamlar Birliği, Kürdistan Yurtsever Imamlar Birliği, ERNK Imamlar Birliği ve Kürdistan Yurtsever Din Alimleri Birliği aracılığıyla yürütüldüğü anlatılıyor.”

Paragraflar, www.aksiyon.com.tr/detay.php?id=21592  adresinden alınmıştır.

İslamı hakkıyla öğrenemeyen bölge halkının bu tip faaliyetlerle elegeçirilmesi mümkün olabilir. Bunun önüne geçmek için tüm ülke insanına İslamı tanıma ve anlama şansını vermemiz gerekir. PKK’nın bile dinin birleştiriciliği hakkında fikir sahibi olduğu bir dünyada devlet olarak İslam ve kardeşlik anlayışından bihaber olmamız oldukça düşündürücüdür.
Bu sebeple bu vatanın bütünlüğünü destekliyor isek, toplumun temel birleştirici unsuru İslam’a hizmet etmek, İslam’ı ve kardeşlik anlayışını toplumda hakim kılmak gerekir. Aksi durumların hepsi (zorla yada demokratik yollarla yapılan her çalışma) bu vatanın bölünmesine sebep olacaktır. Belki ksıa vadede Kürtlerin, Türkiye’den toprak alarak bir devlet kurması imkansızdır. Fakat, ülke insanı Türk, Kürt diye iki kampa ayrıldıktan sonra sınırlar değişse ne olur değişmese ne olur?



 

Okuma: 1273

Yorumlar (0)

Yorum yaz

Küçült | Büyüt

busy
 
Buradasınız  : Anasayfa YAZARLAR Mustafa Kont Ayrılık Problemini Nasıl Çözeriz?

İstatistik

Üye : 263
İçerik : 472
Web Bağlantıları : 31
İçerik Görüntüleme Sayısı : 548370

Bağlı Kullanıcılar

Şu anda 5 ziyaretçi çevrimiçi